arm
A1A2B1B2C1C2
/ɑrm/
/ɑːm/
-
1
(birini) silahlandırmak, silahlanmak
To give weapons to a person, group or country.
-
The museum decided to arm its night guards.Müze, gece bekçilerini silahlandırmaya karar verdi.
-
Hikers in bear country often arm themselves with pepper spray.Ayıların yaşadığı bölgelerde yürüyüş yapanlar çoğu zaman biber gazıyla silahlanır.
-
-
2
(bilgiyle, beceriyle) donatmak
To give someone the knowledge, skills or tools needed to deal with something.
-
The course arms young people with practical skills for working life.Kurs, gençleri iş hayatı için pratik becerilerle donatıyor.
-
She went into the meeting armed with facts and figures.Toplantıya bilgi ve rakamlarla donanmış olarak girdi.
-
-
3
(alarmı, bombayı) kurmak, (sistemi) hazır konuma getirmek
To make a bomb, an alarm or a system ready to work.
-
Don't forget to arm the alarm before you leave the office.Ofisten çıkmadan önce alarmı kurmayı unutma.
-
Cabin crew, arm the doors and cross-check.Kabin ekibi, kapıları otomatik konuma alın ve çapraz kontrol yapın.
-
Verb Forms Regular
Base
arm
/ɑrm/
Past
armed
/ɑrmd/
Participle
armed
/ɑrmd/
Spelling rule
Add ‑edarm → armed
Fiilin sonuna -ed eklenir.
Same rule: work → worked · want → wanted · help → helped
Pronunciation of -ed
/t/worked
/d/played
/ɪd/wanted
Fiil yumuşak (ötümlü) bir ünsüzle, /m/ sesiyle bittiği için -ed /d/ okunur; yeni hece eklenmez. armed /ɑrmd/
Synonyms
Antonyms
Collocations
arm someone with somethingbe armed with somethingarm yourself with somethingheavily armedarmed to the teetharm a bombarm the alarmarm the doors
Phrases 18
See all- arm barn.kol kilidi
- arm guardn.kol koruyucu, kolluk
- arm liftn.kol germe, kol estetiği
- arm slidecolloc.(tahliye) kaydırağını kurmak
- arm the doorcolloc.kapıyı otomatik konuma almak, kapıyı arm etmek
- arm the slidecolloc.kaydırağı kurmak, (kapıyı) otomatiğe almak
- arm wrestlingn.bilek güreşi
- armn.kol, silah
- cost an arm and a legidiomçok pahalı olmak, bir servete mal olmak
- costs an arm and a legidiomel yakmak, çok pahalıya mal olmak
- long arm of the lawidiomkanunun uzun kolu, adaletin eli
- moment armn.moment kolu, kuvvet kolu
- one-arm pull-upn.tek kol barfiks
- one-arm push-upn.tek kol şınavı