apprentice
A1A2B1B2C1C2
/əˈprɛntəs/
/əˈprɛntɪs/
- 1 (birini bir ustanın yanına) çırak vermek, (birini) çıraklığa vermek
- 2 çıraklık yapmak, (bir ustanın yanında) yetişmek
Definition (English)
- To send a young person to work for a skilled person in order to learn a trade.
- To work for a skilled person for a period of time in order to learn a trade.
Example Sentences
-
At fourteen he was apprenticed to a carpenter in the village.On dört yaşında köydeki bir marangozun yanına çırak verildi.
-
Her parents apprenticed her to a dressmaker after primary school.Ailesi onu ilkokuldan sonra bir kadın terzisinin yanına çırak verdi.
-
She apprenticed with a master baker for two years before opening her shop.Kendi dükkânını açmadan önce iki yıl usta bir fırıncının yanında çıraklık yaptı.
-
He apprenticed under a famous chef in a small seaside restaurant.Sahil kenarındaki küçük bir restoranda ünlü bir şefin yanında yetişti.
Verb Forms Regular
Base
apprentice
/əˈprɛntəs/
Past
apprenticed
/əˈprɛntəst/
Participle
apprenticed
/əˈprɛntəst/
Spelling rule
Ends in ‑e: add ‑dapprentice → apprenticed
Fiil -e ile bittiği için sonuna yalnızca -d eklenir.
Same rule: love → loved · live → lived · use → used
Pronunciation of -ed
/t/worked
/d/played
/ɪd/wanted
Fiil sert (ötümsüz) bir ünsüzle, /s/ sesiyle bittiği için -ed /t/ okunur; yeni hece eklenmez. apprenticed /əˈprɛntəst/
Synonyms
Collocations
be apprenticed to someoneapprentice someone to someoneapprentice with someoneapprentice under someoneapprentice as a carpenter