anti-inflammatory
A1A2B1B2C1C2
/ˈænˌti ɪnˈflæməˌtɔri/
/ˈænti ɪnˈflæmətəri/
GeneralMedical
- 1 anti-inflamatuar, iltihap önleyici
- 2 iltihap giderici ilaç, anti-inflamatuar ilaç countable
Definition (English)
- Reducing or preventing inflammation in the body.
- A medicine that reduces swelling, redness and pain in the body.
Example Sentences
-
She takes an anti-inflammatory drug for her knee.Dizi için anti-inflamatuar bir ilaç alıyor.
-
Some foods have anti-inflammatory properties.Bazı yiyeceklerin iltihap önleyici özellikleri vardır.
-
The doctor gave him an anti-inflammatory for his sore back.Doktor ağrıyan sırtı için ona iltihap giderici bir ilaç verdi.
-
Common anti-inflammatories can upset your stomach if taken too often.Yaygın iltihap giderici ilaçlar çok sık alınırsa mideyi bozabilir.
Collocations
anti-inflammatory druganti-inflammatory effectanti-inflammatory medicineanti-inflammatory propertiesanti-inflammatory treatmentanti-inflammatory response
Phrases 47
See all- anti agingadj.yaşlanma karşıtı, yaşlanmayı geciktiren
- anti collisionadj.çarpışma önleyici
- anti collision lightn.çarpışma önleme ışığı
- anti consumerismn.tüketim karşıtlığı
- anti dietadj.diyet karşıtı
- anti icen.buzlanma önleyici, anti-ice
- anti icingn.buzlanma önleme, buzlanmayı engelleme
- anti icing additiven.buzlanma önleyici katkı maddesi, yakıt buzlanma önleyicisi
- anti inflammatoryadj.antiinflamatuar, iltihap giderici
- anti servo tabn.anti-servo tabı, ters servo tabı
- anti skidn.kaymayı önleyici sistem, anti-skid sistemi
- anti skid valven.kaymayı önleyici valf, kayma önleme valfi
- anti spin chuten.burgu önleyici paraşüt
- anti torquen.tork dengeleme, anti-tork